----
Sayın basın mensupları, değerli sivil toplum kuruluşları temsilcileri ve sevgili misafirler

 Sakarya sivil toplum platformu ve Sakarya Sivil toplum geliştirme derneği adına hepinizi sevgiyle saygıyla selamlıyorum.

Bir kısım sivil toplum kuruluşlarının bir araya gelerek, elini taşın altına koyma adına üzerinde çalışılan yeni sivil anayasa ile ilgili oluşturduğu görüş ve önerilerle son hali verilen çalışmamızı kamuoyu ile paylaşma adına siz değerli basın mensuplarının karşısındayım.
Bu sürece nasıl geldiğimizi kısaca paylaşmak istiyorum. Biliyorsunuz, ülkemizde halkın kendisini yansıtacak, değerlerini koruyacak, sahip çıkabileceği ve kendisine güveneceği bir sivil anayasa ihtiyacı Cumhuriyetin kuruluşundan beri toplumunun özlemi idi. Toplumumuzun en önemli unsuru olan ve ülkenin yönetim tarzının temelini teşkil eden anayasalarımız hep darbe sonrası gerçekleşen zorunlu şartların ürünü dikta anayasalardır.

Zor şartların getirisi olan bu anayasalar; toplumun gerçek tarz ve düşünce yapısını yansıtmaktan öte, oluşan kaosun ve düzensizliğin giderilmesini amaç edinen, halkın topyekun talep ve isteklerine cevap vermekten yoksun ve aynı zamanda beynelminel (uluslara arası antlaşma ve sözleşmelerle örtüşmeyen) bir yapı oluşturmaktan uzaktı. Sürekli değiştirilme ihtiyacından hareketle son anayasamız 17 kez değiştirilerek adeta yamalı bohçaya dönmüş ve bu haliyle Türkiye Cumhuriyetinin gelecek ufkuna cevap veremez duruma gelmişti.
Bu noktadan hareketle mevcut yönetim cesur bir adım atarak yeni ve sivil bir anayasa yapma ihtiyacının gerekliliğini dile getirmiş, iktidarı ve muhalefetiyle tüm siyasi kuruluşlar bu ihtiyacı gerekli görmüşlerdir. Daha sonra Sayın Başbakanımızın yeni ve sivil bir anayasa konusunda “kimin sözü varsa esirgemesin, sivil, kamu herkes katkı vesin” çağrısına Sakarya sivil toplum kuruluşları duyarlılık göstermiş, “bizi bizden iyi kimse tanımlayamaz” mantığından hareketle görüşlerini dile getirmelerine fırsat veren bir platform oluşturulmuştur.
Bu konuda birkaç aydan beri birçok kez bir araya gelinmiş, herkes fikir ve düşüncelerini özgürce dile getirmiş, ağırlıklı olarak üzerinde mutabakat sağlanan konular çalışmanın içeriğine dâhil edilmiştir. Öncelikle ilk akla gelenler tartışılmış, sonra bağımsız çalışılan konular birleştirilerek yeni fikirler oluşturulmuştur.
Elde edilen bilgiler bir takım ana başlıklar altında toplanarak elinizdeki metin oluşturulmuştur. Bu çalışmanın hiçbir siyasi boyutu yoktur. Tamamen özgürce bir araya gelen sivil toplum kuruluşları kendi görüşlerini ifade etmişlerdir. 
Değerli katılımcılar,
Anayasa; toplumların kendi aralarında oluşturdukları birlikte yaşam kurallarını ihtiva eden sözleşmelerdir. Bir toplumun değer yargılarını ve yaşam tarzını yansıtmayan anayasalar gerçek manada zemin bulamazlar. Sağlam temellere oturtulamayan anayasalar kısa zamanda demode olmaya ve ardından da yok olmaya mahkûmdur.



Aynı toprak bütünlüğünü paylaşan bireylerin kendi kurallarını kendi belirleyecek cüret, cesaret ve potansiyele sahip olması gerekir. Biz kendisine lütfedilene değil, kendisini ifade eden ve tanımlayan haklara ve temel kriterlere talibiz.
Korkak, ürkek, duyguları bastırılmış, kendisinden emin olmayan, kendi yurdunda yabancı yaşayan, haklarını savunamayan bir toplum istemiyoruz.
Bizi biz yapan kriterlerin tekrar yeşermesi için görüş ve düşüncelerimizi ifade etmek istiyoruz. Bu oluşturduğumuz ve altına imza attığımız ortak metni en kısa zamanda Sayın TBMM Meclis Başkanımıza veya anayasa komisyon başkanına bizzat sunmak istiyoruz. Sayın basın mensuplarımızdan da bunun takipçileri olmalarını talep ediyoruz.


Sayın basın mensupları,
Metnin tamamını elinizdeki dosyada görebileceğiniz çalışmamızda şu ana başlıklara yer verdik.
• Yeni anayasanın genel prensipleri
• Yeni anayasada insan hakları, inanç ve ibadet hürriyeti
• Anayasanın toplumsal görevleri
• Yeni anayasada eğitim ve eğitim kurumları
• Yeni anayasada millet kavramı
• Yeni anayasanın hukuka bakışı
• Yeni anayasadaki yönetim anlayışı

Cumhuriyet tarihinde ilk defa halkın görüşleri alınarak yapılması planlanan bir anayasa;  bizi heyecanlandırmakta ve geleceğe dair ümitlerimizi yeşertmektedir.



Anayasa tartışmalarındaki önceliğimiz; inanç, kimlik ve insanlığı vesayet altında tutan sistemin zincirlerinin gevşetilmesidir.
Bu doğrultuda ağırlıklı olarak şu vurgulara yer vermek istedik;
• Gücünü halktan alan bir anayasa, temel hak ve özgürlükleri kullandırma konusunda çekingen davranmamalıdır. Yeni sivil anayasanın da bu doğrultuda olacağına inanmak istiyoruz.
• Anayasa devleti ön plana çıkaran değil birey merkezli, bireylerin temel hak, özgürlük ve değerlerini yansıtır nitelikte olmalıdır. Yani gücünü halktan alan bir anayasa.
• Yıllardan beri toplumumuzun tabulardan çektiği çile son bulmalı her türlü tabular kaldırılmalı, tek tabu insan hak ve onuru olmalıdır.
• İnsanlar hangi inanç ve düşünceden olursa olsun, fikir, düşünce ve inançlarını korkmadan açıklayabilmeli ve her yönü ile bu düşüncelerini yaşayabilmelerine fırsat veren bir anayasa olmalıdır.
• Anayasa bireyleri şekillendirmekten ziyade şekillenen bireylerin düşüncelerine saygıyı öne çıkarmalı,  bu konuda ailenin çocuk üzerindeki yetkisini devralmamalıdır.  Rejimin ürünü olan bireyden ziyade tarihi derinliklerinden değerlerini alan, teknolojiden nasiplenen ve dünya ile entegreyi göz adı etmeyen, dünyaca örnek alınmaya aday bir nesil oluşturma çabası göstermelidir.
• Devlet, kendini halkı üzerinde bir gölge gibi değil, koruyucu bir şemsiye olarak görmelidir.
• Yeni anayasada millet tek ve kesin yetkili olmalı, herhangi bir kurum ve düşünce milletin yetkisini sınırlandırmamalıdır.
• Devlet bünyesinde barındırdığı bireyleri tamamen kucaklamalı, hiçbir ayrım gözetmeksizin herkese ve her kesime eşit şekilde yaklaşmalı ve temel kurgusunu saygıya dayalı yapmalıdır.



• Anayasa ötekileştirmeye yol açabilecek her türlü kavram ve yorumdan uzak olmalıdır.
Bizler; ekli imza listesinde isimleri yer alan Sakarya Sivil Toplum örgütleri olarak, uzun istişare ve mülahazalar sonucu ortaya çıkardığımız bu anayasa taslak metninin ciddiye alınacağını umuyor, hak ve özgürlükler adına yapılacak her türlü iyileştirmenin arkasında olacağımızı vurgulamak istiyoruz.
• Daha özgür ve halkıyla bütünleşmiş bir Türkiye’de buluşma ümidi ile…
Başta basın mensupları olmak üzere programımıza katılan tüm katılımcılara sivil toplum platformu adına teşekkür ediyor, saygılarımı sunuyorum.

Yrd. Doç. Dr. Yusuf GENÇ
Sakarya Sivil Toplum Platformu Adına
Sakarya Üniversitesi Öğretim Üyesi



 

0 yorum:

Yorum Gönder

 
Top